KAN TER GÖZYAŞI VE BİR AVUÇ PAPATYA... Bu bir “başardım” yazısı değil. Ne alnımda ışıldayan bir madalya, ne de herkesin önünde verilen bir ödül var bu hikâyede. Bu, bir iç döküş. Hem karmaşık hem de çok gerçek bir ruh hâlinin satırlara sığmış hali. Ağlamalı, gülmeli, hayıflanmalı, cesaret toplamaya çalışmalı, içten içe söylenmeli, sonra tekrar gülmeli bir hikâye. İnsan olduğunu iliklerine kadar hissettiğin anlardan biri… Sabahın körü. Güne korkuyla başlıyorum. Buz gibi suyun hayalini bile kurarken titriyor insan. Elin yüzün uyuşacak, ayaklarını hissedemeyeceksin, biliyorsun. Dalgalar gözünü korkutuyor ama yapacak bir şey yok, girilecek o suya. Bora’yla birbirimize bakıyoruz. Gözlerde soru: “Gerçekten yapacak mıyız bunu?” 1.2 km yüzülecek. Bodrum’un yeşil-mavi sularında, 17 derece. Sonra bisiklet. Sonra koşu. Ama önce şu lanet dalgalar… “Bırakalım mı?” diyoruz kendi kendimize. “Ne gerek var, deli miyiz biz?” Ama etraf… İnsanlar zırh gibi wetsuit’leriyle hazır. Boneler takılmış, gözlükle...
Posts
Showing posts from April, 2025