Ocak Ayında Okuduğum Kitaplar ve Tavsiyelerim

Pandemi ile birlikte artık gezip tozmak da limitlenince ,hayatımda var olan kitaplar, adeta ayrılmaz bir parçam oldu...Okudukça okuyasım, yazdıkça yazasım, üzerine konuştukça konuşasım geldi.

Hem okuma sürem, hem hızım, hem de bakış açım her kitapla daha da zenginleşti, gelişti. Okuduğum kitapları paylaştıkça, gelen dönüşler beni ayrıca motive etti. İnsanların ilham aldığını, evet ben de okuayayım artık dediğini, TV'den ve gereksiz sosyal medyadan uzaklaştıklarını gördükçe daha da , daha da sıkı sarıldım hem kendim hem onlar için. Tabi bambaşka bir motivasyonum da var, o da kızıma örnek olmak.

Derken kitap buluşmaları da arttı, Merve Uzun sayesinde, kitaplar üzerine konuştukça daha çok sorgular oldum, fikirleri dinledikçe içimde farklı alanların yeniden dirildiğini hissettim, daha çok insan daha çok ben olduğumu hissettim.

 Ve işte artık her ayın sonunda  o ay okuduğum kitapların hem kendime bir analizini hem okuyanlara bir analizini yapmaya karar verdim. Daha nice planlarım da var aklımda, videolarla ulaşmak ve sesli kitaplara ses vermek gibi, bakalım bu coşkum hep daim olur inşallah.

O zaman haydi başlayalım: Ocak ayı kitapları değerledirmemize...

Önce genel bir üzerinden değerlendirelim. Odaklı ve hedefli okumak , vaktimizi de efektif kullanmak demek. O yüzden 2021 için, kendime her ay en az 1 klasik , 1 Nobel Ödüllü bir yazar, 1 adet Türk Edebiyatı ve 1 de Kişisel Gelişim hedefi koymuştum. İtiraf etmek gerekirse, kişisel gelişim kitaplarına biraz daha öncelik vermişim sanki, seviyorum ama bende bambaşka sorgulamalar yaratıyor, ayrıca yazmayı da teşvik ediyor. Peki ne okumuşum?  Toplamda 10 kitap, 2 klasik, 1 Nobel Ödülü, 3 kişisel gelişim kitabı , kalanlar da  tarihe damgasını vuran kitaplar diyebilirim. Bunlar arasında, Yeşil Peri Gecesi, Duygusal Çeviklik ve Algernon'a Çiçekler Merve'nin hayatımıza yeniden dahil ettiği kitap kulubu kitapları . Adetten ziyade okudugumuz sayfa da kritik bence; 3.139 sayfa okumusum. Ama itiraf edeyim, Ocak verimli bir ay oldu benim için. Bu arada herkes soracaktır, nasıl bu kadar okuyabiliyorum diye.Öncelikle şirket olarak evden çalışıyoruz, dolayısı ile trafik vs gibi zaman harcayan unsurlar artık hayatımızda yok. Evde bakıcı ablamız var, ve ondan ev işleri konusunda ciddi destek alıyorum,gelelim herkesin vakit hırsızlarına: TV ve Sosyal Medya: günde sadece 20dk ile limitlediğim instagram kullanımım var ve TV - dizi- Netflix olayım yok. Ekranla vaktim nerdeyse hiç geçmiyor diyebilirim. Eğer izleyeceksem de takip ettiğim kişisel gelişim podcastleri ya da youtube kanalları var, oralardan video ve içerikler izliyorum günde yarım saat. Ayrıca bir yarım saatim de HBR- Harward Business Review makaleleri okumakla geçiyor. Hal böyle olunca kızım-YASO- uyuduktan sonra, bir aksilik olmazsa  21.00 -21.30 ve sonrası kitaplarım ve ben başbaşayım. Ve bu süre yeterli bir süre 10 kitap okumak için... Haa bazı kitaplar acayip sarıyor ve bırakamıyorum, o zamanlar uykudan çaldığımı da itiraf etmem gerekir :)

Gelelim kisa kitap özetlerine: Çok detaya inmeden , yani spoiler da vermeden mümkün olduğunca bir kaç cümle ile kitapların ne hakkında olduğunu anlatmak  ve bana ne ögretti ne kattı iletmek isterim. En sonda da, her ay okuduklarımdan bence okunması gerekenleri nacizane iletiyor olacağım.


 Sahilde Kafka / Haruki Murakami: 
Bu adam bir inanilmaz, sevdiğim yazarlardan kendisi, 40 yaşından sonra yazmaya başlayan ama üretkenliği, sporseverliği ( bir ultra ve maraton koşusucu) takıntıları beni cezbetti. Kitapları çok hayalperest,  insan tahlileri, analizleri çok güzel. Agırlıklı bir akan hikaye bulacaksınız kitabında, en iyilerinden biri olduğunıu düşünüyorum bu kitabın da, iki karakter üzerinden iki faklı hikayeyi bir noktada birleştirerek anlatmış. O içimizden kaçışı, benlik arayışını sorgulatan bir kitap oldu bende.  Murakami tarzını okudukça anlayacaksınız, kitabından kediler, doğa, insanlar ve aslında takıntılı insanlar eksik olmaz. E zaten hayat da bunlardan ibaret değil mi, o yüzden sevdim ben bu kitabı.


Yeşil Peri Gecesi / Ayfer Tunç : Ayfer Tunç ile tanışmam Merve Uzun ile oldu. O da bir kitap canavarı ve kitaplar üzerinde konuşmaya bayılıyor, rüzgarına kapıldım ben de, dost meclisinde kitapları tartışmaya başladık. Ayfer Tunç 'un Osman'i ile  başladık. Üçleme olabilecek Yeşil Peri Gecesi ile devam ettik. Bir de Kapak Kızı var kütüphanemde duruyor, Şubat okumalarıma ekledim onu da. Ayfer Tunç, aile, çevre, kendimiz, baskılar, toplum etkisi, aile etkisi  kişilik ve karakter oluşumu gibi konuları karakterler üzerinden inanilmaz aktarıyor. Ne kadar geç kalmışım onu okumak için diye geçirdim aklımdan. Hem sürükleyici hem de inanilmaz sorgulatıcı kitapları. Kesinlikle Türk Edebiyatına değer katanlardan ve okunması gerekenlerden olduğunu düşünüyorum. Hikaye hakkında bilgi verirsem, ciddi spoiler olur. Okuyun a dostlar.

 


Duygusal Çeviklik / Susan David:  Bu kitap da Merve Uzun katkılarından . Zaten kişisel gelişim kitaplarını seviyorum. Kitap temelinde, duygularımıza odaklanmamız, onları tanımamız, içimize sindirmemiz ve sonra bir es vererek öyle hareket etmemiz üzerine kurgulanmış. Çok güzel hayattan örnekleri, yaşanmış hadiseleri örnek verdiği için de teoriklikten bir adım ileri gitmiş. Şu zamana kadar olumlu düşün olumlu olsun, haydi evrene pozitif enrji yayalım duruşundan, acı var keder var, nefret ve öfke var, ama önce onları bir tanıyalım, ögrenelim ve sonra ona göre davranışlarımıza yön verelim felsefesi ileilerliyor. Ben sevdim.

İvan İlyiç'in Ölümü/ Tolstoy :  Kütüphanede mahsun mahsun duruyordu, aldımbu ayın klasiği olsun dedim. Tolstoy öyle bir yazar ki, duyguların ifadesini, yalanan çelişkileri, hayattaki zorlukları ve yüzleşmeleri o kadar güzel aktarıyor ki. Yine burda, ölmekte olan  bir yargıçın, hayat ve ölümle yüzleşmesini anlatıyor, etkileyici bir dille.

MOMO/ Michael Ende : Hep tavsiye edilen, okunması gereken kitaplar listesinde görürdüm de, ismi bir cezbetmezdi beni.Ne hata etmişim geç okumakta dediğim kitaplardan. Hayvan Çiftliği tadı bıraktı benim damağımda. O kadar etkileyici ki MOMO'nun yaşadıkları. Kitap zaman üzerine, zamanın değeri, zamanımızı çalan insanlar, şeyler, kavramlar hakkında. Ve aslında hayatımızda zamanın kıymetini bilmeyişimizle alakalı. Bir alıntı vermeden edemeyeceğim " O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çok acele ediyor insan. Her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu fark ediyorsun, sonunda nedefin kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde hala upuzun bir şekilde seni bekliyor" Okunması gereken kitaplardan. Ben Michael Ende'nin diğer kitaplarına da göz gezdirmem gerektğine karar verdim.


Otuz Milyon Kelime/ Dana Suskind :  Yasemin sebebi ile, bol bol çocuk yetiştirme üzerine okuyorum. Hoş okuduklarım hayata geçiyor mu derseniz, eh işte :) Ama bu kitap bende ciddi farkındalık yarattı. 0-3 yaş arasındaki çocuklarda konuşma gelişimi ile ebebeynlerin onlar üzerindeki etkilerini çok detaylı ve bilimsel veriler ve çalışmalarla anlatıyor. Özeti: çocugunuzla konuşun, çok konuşun, hep konuşun dostlar, onun 0-3 yaş gelişimi için en çok desteği bu şekilde verebiliyorsunuz. Ve 0-3 yaş çocugu olanlar muhakkak okuyun :)

Algernon!a Çiçekler / Daniel Keyes: Vay arkdaş neymiş bu kitap diyebileceğiniz nadir kitaplardan. Hiç ismini duymamıştım. Yine Merve Uzun kitap kulubü kitaplarından. Çom etkilendim, çok sorguladım, çok düşündüm üzerinde ve bugun de kulüpte bolca konuşacağız üzerinde. Konusu çok ilginç, zeka geriliği olan bir insana, ameliyetla  üstün zekalılık enjekte ederseniz sizce nasıl olur? Geri zekalılık mi  üstün zekalılık mi? Toplumun bu bireylere yanaşımı, insanların hissetikleri, hissettirdikleri...Çok farklı bir kitap oldu bende. Yine bir alıntı vermeden edemeyeceğim: "Sevgi ve şafkat eli değmeyen eğitim beş para etmez" Okunması gereklerden...

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku/ İlhami Algör: Hediye kitapları severim, genelde de önceliklendiririm, yakın zamanda Cüneyt'in abisi ve eşinden geldi. İlhami Algör'ü OT'dan da takip ediyorum, güzel akti. Bir anlık sevgi bocalamalarımızı anlatıyor, kısa ve öz.Dili çok nüktedan.

 

En Mavi Göz / Toni Morrison: Nobel ödllü yazar, kitapları ağırlıklı  ırkçılık siyahi ayrımcılık ve hissettirdikleri üzerine. Pecola adlı kızın yaşadıkları beni derinden yaraladı. Anlatışı dağınık bence, normal okurlar takipte zorlanabilir, ben bile bazı yerlerde koptum diyebilirim. Ama mesajları net anlaşılıyor. Değerli bir yazar, diğer kitaplarını da sipariş ettim. Çok keyif alarak okumasam da Nobel kategorisinde okunması gerekenlerden.

Acımasız Dünyaya Meydan Okumak / Brene Brown: Şirket içi aldığımız eğitimlerde nerdeyse her eğitimcinin öneri listesinde yer almasından kaynaklı tanıştım kendisi ile. Kırılkanlığın Gücü diye çok ünlü bir youtube/ted konusması var. Özümüzü anlatıyor bence , farkında olmadıklarımızı fark ettiriyor. Bence okunması gereken kişisel gelişimcilerden. Bir alıntı , buna bayıldım." Öfke bir katalisttir.Ofkeye tutunmak bizi yorar. Ofkeyi içselleştirmek neşemizi söndürür, moralimizi bozar. Öfkeyi dışlamak değişme ve başkalarıyla bağlantı kurma çabalarımıza ket vurur. Onu hayat enerjisi veren bir şeye dönüştürmemiz gerekir: Cesaret, sevgi, değişim , şeşkat, adalet. " Brene Brown tüm kitaplarını aldım, bence okunmalı.

Gelelim önerilere; okunması kesinlike gerekenler; MOMO, Algernon'a Çiçekler. Bence hepsi güzel ama zaman kısıtını da düşünerek 2'ye indirgedim ama ben yaparım diyosanız hepsini okuyun ama ben genelde 9 ve üzeri verdiğim kitapları mutlaka okuyun diyenlerdenim. Diğer okuduklarıma puanlarım ise 7 ila 9 arasında değişti.

Haydi #HERHAFTAENAZBIRKITAP diyelim, okuyalım, okutalım...


Comments

Popular posts from this blog