FİKRİMİN İNCE GÜLÜ...


Bu kız neden artık bir fener maçı takip etmez, derbi nedir artık bilmez, üzülmez bile artık kaybedince..

Maç günlerinden bile kaçar artık...

Kim şampiyon olacak, kim transfer olmuş görmemek için haberlere bile bakmaz,

Forma giymeye bile artık korkar,  neden bilir misiniz...


 

Onu Fenere tutkuyla bağlayan biri yoktur artık...Ne heyecanlı maç kritikleri vardır artık, ne saatlerce süren ne olacak bu fenerin halleri konuşmaları, hakemlerin vermedikleri penaltı kritikleri de yoktur. Haftanın başında, bu hafta maçımız Cumartesi günü, planını buna göre yap diyen biri de yoktur, bu haftaki maç kritik aman ha kaçırma diyecek biri de... Hangi futbolcuyu nasıl transfer ettiğinizi anlatan birisi de yoktur, o hafta voleybolda ya da basketbolda kiminle oynayacağınızı haber veren biri de...Doğum günlerinde istisnasiz sarı lacivert alınan hediyeler de yoktur artık...Şampiyon olunca marş çalan biri de... Ya da istisnasız fener bayrağını asan tüm yaz balkonuna...Her seyiyle fenerli diye bilinen biri de yoktur artık...

Fikrimin ince gülü...O gül gidince, kurudu tüm Fener bahçeleri, meğer senmişsin benim sevdam, fener sevdam, sarı lacivert sevdam... 

Sendin tabi tanıştıran, sendin tüm maçlara  götüren, sendin her seye ragmen kahvehane ortamlarında kızına maç izleten, sendin tüm fenerin haber kaynağı, evlada miras bırakan yine sendin bu sevdayı.

Şimdi diyorlar ki cincon yenmiş feneri... Yenmiş yenmemiş ne farkeder, şampiyon olmuş olmamış ne farkeder, ben artık küsüm fenere, sen gidince  köşe bucak kaçar oldum fenerden...

Ne zaman ki sen gittin, ben de bittim...

Ne sarısı kaldı, ne de feneri...

 

Comments

Popular posts from this blog