Bazi Günler Zamanı Tutamıyorum

Bazı sabahlar perdeler açılmadan uyanıyorum. Hangi şehirdeyim, hangi halin içindeyim, kim için koşuyorum tam seçemeden. Dışarıdan net, içeriden bulanığım. İnsanlar ne kadar düzenli yaşadığımı sanıyor, bir bilseler… İçimde kaç versiyonum konuşuyor her sabah: biri koşuyor, biri kalıyor, biri susuyor.


Zihnim 180 km hızla giderken, yolda duran tabelaları okuyamıyorum. Bazen kendi hızımda tökezliyorum. Hırs mı? Belki. Belki de o, bana bir zamanlar “buradan kaç” diyen çocuk halimin sesi.


Bazı öğlenler ofiste cama bakarken yakalıyorum kendimi; bir Teams ekranında donmuş bakışlar arasında aslında içimden başka bir dünyanın hayalini kuruyorum. Belki güneye kaçsam? Belki sabah kahvemi bir rüzgarın sesiyle içsem? Ama sonra bir tablo geliyor önüme: rakamlar, hedefler, sunumlar… Hayal dediğin şey pause’a basılmış gibi.


Evdeyse zaman farklı akıyor. Minicik bir parmak elime dolanıyor, bir gülümseme gözümün kenarına umut çiziyor. O an durmak istiyorum. Ama çamaşır var, toplantı var, biriken şeyler… Hem içimde hem evde.


Kalbim bazen kendi kararlarını veriyor. Biri geliyor, sonra sessizce gidiyor belki. Kimseye anlatamadan yaşanıyor bazı şeyler. Yasak değil de, adı konmamış. Ya da belki adı çoktan konmuş ama herkes başka bir isimle çağırıyor.


Kimseye açıklayamam bunu. Açıklamak istemem. Ama içinde birikiyor insanın. Sonra sessiz bir cümleye dönüşüyor:

“Bazen sadece yaşamak istiyorum.”


O nasıl bir yaşam bilmiyorum. Belki dağınık ama dürüst. Belki sessiz ama gerçek. Belki birinin teninde değil, ama kendi bedenimde ait hissettiğim bir yer.


Ben bazen vazgeçer gibi yapıyorum. Aslında hayallerimden değil, sadece yoruluyorum. Çünkü her kadının içinde küçük bir kız çocuğu vardır; dizleri kanamış ama hâlâ koşmaya hazır.


Şu sıra en çok neyi düşünüyorum biliyor musun?

Hayat ne zaman benim hızımı kabul edecek?

Ben mi yavaşlamalıyım, yoksa dünya mı biraz dursun?


Ama her sabah yine kalkıyorum. Yine devam ediyorum.

Çünkü içimde bir ses var:

“Henüz bitmedi.”


Comments

Popular posts from this blog